Harf-i cer ile mecrûr
المجرور بحرف الجرّArapça'da bazı harfler, kendilerinden sonra gelen isimleri cer hâline (esre veya onun nâibi olan elif, ya, üstün) sokar; bu harflere harf-i cer (حرف الجرّ), cer hâline giren isme ise mecrûr (المجرور) denir. Harf ile mecrûrun birlikteliğine câr-mecrûr (الجارّ والمجرور) denir ve bu birlik tek başına tam bir cümle kuramaz; mutlaka bir fiile, türemiş bir isme veya mahzûf (gizli) bir haber ya da hâle taalluk etmesi gerekir.
Türleri / Kuralları
- Başlıca harf-i cerler: مِن، إلى، عَن، عَلى، فِي، بِ، لِ، كَ، وَ، تَ، حتَّى، مُنذُ، مُذ، رُبَّ، خَلا، عَدا، حاشا. El-Galâyînî bu harfleri anlamlarına göre tasnif eder: ibtidâ (مِن), intihâ (إلى), zarfiyye (فِي), istiânet (بِ), ihtisas ve milk (لِ) vb.
- Cer alâmeti: Asıl alâmet kesradır. Müsennâ ve câ'ü'l-mü'ennes-selim'de ya (ي), beş isimde (esmâü'l-hamse) de ya nâib olur; gayr-i munsarıf isimler ise fethayla mecrûr olur.
- Câr-mecrûrun taalluku: Câr-mecrûr, (a) açık bir fiile, (b) açık türemiş bir isme (ism-i fâil, ism-i mef'ûl, sıfat-ı müşebbehe) veya (c) mahzûf bir fiile/kâin-istikrâr gibi genel anlam taşıyan gizli bir habere taalluk eder. Taalluk ettiği unsur mahzûf olduğunda câr-mecrûr mübtedânın haberi, hâlin sahibinin hâli veya sıfat işlevi görür.
- Mahzûf haber konumunda câr-mecrûr: الحمدُ للهِ cümlesinde للهِ câr-mecrûru, mahzûf haber konumundadır; takdiri ثابتٌ أو مستقرٌّ şeklindedir.
- Şibh-i cümle: Câr-mecrûr ve zarf (mef'ûlün fîh) birlikte şibh-i cümle (شبه الجملة) olarak adlandırılır; tam cümle gibi mübtedânın haberi, fiilin tamamlayıcısı veya ismin sıfatı olabilir.
Kur'an'dan Örnekler
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ — Fâtiha 1:1 — "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla." İ'râb: بِ harf-i cer; اسْمِ mecrûr, cer alâmeti kesra; câr-mecrûr mahzûf bir fiile (أبدأ) taalluk eder. اللَّهِ ise اسم'e muzâfün ileyh olup mecrûrdur.
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ — Fâtiha 1:2 — "Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur." İ'râb: الْحَمْدُ mübtedâ, merfû; لِ harf-i cer, اللَّهِ mecrûr, cer alâmeti kesra; câr-mecrûr mahzûf habere (مستقرٌّ / ثابتٌ) taalluk eder ve bu hâliyle mübtedânın haberi konumundadır. رَبِّ, اللَّهِ'ye bedel veya sıfat olarak mecrûrdur; الْعَالَمِينَ muzâfün ileyh, cer alâmeti ya (cem'-i müzekker sâlim).
وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ — Nisâ 4:131 — "Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır." İ'râb: لِلَّهِ câr-mecrûr, mahzûf habere taalluk ederek mübtedânın haberi konumunda; مَا mevsûl isim, mübtedâ, merfû. فِي السَّمَاوَاتِ: فِي harf-i cer, السَّمَاوَاتِ mecrûr, cer alâmeti kesra; câr-mecrûr مَا'nın sılasındaki mahzûf fiile (استقرّ) taalluk eder.
إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ — Bakara 2:20 — "Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir." İ'râb: إِنَّ te'kid harfi, اللَّهَ ismi, nasb alâmeti fetha. عَلَى harf-i cer; كُلِّ mecrûr, cer alâmeti kesra, muzâf; شَيْءٍ muzâfün ileyh, mecrûr. Câr-mecrûr قَدِيرٌ sıfat-ı müşebbehasına taalluk eder. قَدِيرٌ إِنَّ'nin haberi, merfû.
Notlar
- Gayr-i munsarıf isimler harf-i cerden sonra fetha ile mecrûr olur: مررتُ بأحمدَ.
- Câr-mecrûrun taalluk ettiği unsur her zaman zikredilmek zorunda değildir; mahzûf taalluk, klasik gramercilerin üzerinde önemle durduğu bir meseledir ve İbn Mâlik Elfiyye'sinde bunu "her câr-mecrûr ve zarfın mutlaka bir taalluku vardır" (وكلٌّ حاوٍ معنى الفعل كالظرف تعلَّقا) ilkesiyle formüle eder.
- رُبَّ harfi zaid kabul edildiğinde mecrûru lafzen mecrûr fakat mahallen merfû (mübtedâ) veya mansûb (mef'ûl) olabilir.