Maksûr, menkûs ve memdûd
المقصور والمنقوص والممدودMaksûr (المقصور), sonunda telaffuzu uzun olan ve önündeki harf fetha olan elif-i lâzıme bulunan isimdir; örn. الهُدَى، الفَتَى. Menkûs (المنقوص), sonunda önü kesreli sükûnlu bir ya (يٌ) bulunan ve bu ya'nın aslî olduğu isimdir; örn. القَاضِي، الدَّاعِي. Memdûd (الممدود) ise sonunda hemzeden önce gelen bir med elifleri bulunan, yani ـاء kalıbında biten isimdir; örn. السَّمَاء، الدُّعَاء.
Türleri ve Kuralları
- Maksûr'un i'râbı: Sonundaki elif sabit kalır; ref', nasb ve cer için ayrı harekeleri yoktur; harekelerin tamamı takdîrî (mukadder) sayılır. Örn. جَاءَ الهُدَى (رفع تقديري) / رَأَيْتُ الهُدَى (نصب تقديري) / بِالهُدَى (جر تقديري).
- Menkûs'un i'râbı: Ref' ve cer halleri takdîrî olarak kabul edilir (ya harfi küçük geldiğinden hareke yazılmaz); nasb halinde ise ya harfi üzerine fetha açıkça belirtilir: رَأَيْتُ القَاضِيَ.
- Memdûd'un i'râbı: Sonundaki hemze sabit kalır; üç hâlin harekeleri hemze üzerine açıkça yazılır: جَاءَتِ السَّمَاءُ / رَأَيْتُ السَّمَاءَ / فِي السَّمَاءِ.
- Tesniyede: Maksûr'un elifinin yerine ya gelir (الفَتَيَان); menkûs'un ya'sı sabit kalır (القَاضِيَان); memdûd'un hemzesi vav'a çevrilir (سَمَاوَان) ya da olduğu gibi kalabilir.
- Memdûd'da hemze meselesi: Hemze aslî ise kesinlikle korunur (قَرَّاء); fazladan (zâid) ise tesniyede vav'a çevrilir; tâ'nîs hemzesi ise vav ya da ya'ya çevrilebilir.
Kur'an'dan Örnekler
ذَٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ — (el-Bakara 2:2) "O kitapta şüphe yoktur; takvâ sahipleri için bir yol göstericidir." İ'râb: هُدًى maksûr bir isim; nekre hâlinde ref' mahallindedir (haber ya da mübtedânın sıfatı); tenvin ile gelmiş olup elif üzerindeki damme takdîrîdir.
وَإِذَا دَعَا الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ — (el-Kamer 54:10 kıyasla; asıl örnek: el-Bakara 2:186) يُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ "Dua ettiğinde çağıranın duasını kabul eder." İ'râb: الدَّاعِ menkûs bir isim; دَعْوَةَ kelimesine muzâf olup cer mahallindedir; cer alâmeti olan kesra, ya üzerine takdîrî olarak kabul edilir, lafzen ya harfi hazfedilmiştir.
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ خَلَقَ اللَّهُ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا — (Nûh 71:15) "Allah'ın yedi göğü birbiri üstüne nasıl yarattığını görmez misin?" İ'râb: سَمَاوَاتٍ memdûd isim olan سَمَاء kelimesinin cemi müennes sâlimidir; سَبْعَ'nin muzâfun ileyhi olarak cer mahallinde bulunur ve ceri kesra ile açıkça belli olur.
Notlar
- Maksûr ve menkûs isimler i'râb yönünden zâhirî alâmet taşımayan (takdîrî i'râb) isimler sınıfındadır; bu durum onları öğrenimde dikkat gerektiren bir kategori hâline getirir.
- el-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'te maksûru "alâmetu'l-i'râb fîhi mukaddera kulluhâ" şeklinde tarif ederek menkûstan ayırır: menkûsta yalnız ref' ve cer takdîrî, nasb ise zâhirîdir.
- İbn Mâlik Elfiyye'sinde bu üç türü i'râb alâmetlerinin nerede açık, nerede gizli olduğu ilkesiyle düzenler ve öğrencinin önce bu ayrımı kavraması gerektiğini vurgular.