Te'kîd nûnu
نون التوكيدTe'kîd nûnu (نُونُ التَّوْكِيدِ), muzâri ve emir fiillerine getirilerek fiilin ifade ettiği eylemi pekiştiren gramer unsurudur. İki türü vardır: şeddeli olan ağır nûn (نُونُ التَّوْكِيدِ الثَّقِيلَةُ) ve şeddesiz olan hafif nûn (نُونُ التَّوْكِيدِ الْخَفِيفَةُ). Muzâri fiile eklendiğinde fiil ref' veya nasb alamaz; mebni (harekesi sabit) hâle gelir ve sonu fetha üzerine mebnî olur.
Türleri ve Kuralları
- Ağır nûn (النُّونُ الثَّقِيلَةُ): Şeddeli nûndur (ـنَّ). Hem muzâri hem emir fiiline eklenebilir. Kur'an'da daha sık kullanılan türdür.
- Hafif nûn (النُّونُ الْخَفِيفَةُ): Şeddesiz tek nûndur (ـنْ). Kur'an'da nispeten daha az geçer; genellikle vakf (duruş) hâlinde düşer.
- Te'kîd nûnu eklendiğinde muzâri fiil, nasb veya cezm âmili bulunsa bile artık ref', nasb veya cezm alamaz; fetha üzerine mebni sayılır. Örneğin لَيَقُومَنَّ fiilinde fiil mahallen merfû, lâfzen fetha üzerine mebnidir.
- Emir fiiline eklendiğinde ise zaten mebni olan emir fiilinin mebniyeti devam eder, yalnızca anlam pekişir: اضْرِبَنَّ.
- Te'kîd nûnu çoğunlukla yemin cümlesinin cevabında (جَوَابُ الْقَسَمِ) ve teşvik/tehdit bildiren bağlamlarda kullanılır.
- Cemi müennes sâlim çekiminde nûn düşer, ancak te'kîd nûnu kalır: لَتَفْعَلُنَّ → لَتَفْعَلْنَانِّ gibi kurallar özel sarf tablolarında gösterilir.
Kur'an'dan Örnekler
وَتَاللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصْنَامَكُم — el-Enbiyâ 21:57 — "Allah'a yemin olsun, putlarınıza kesinlikle tuzak kuracağım." İ'râb: لَأَكِيدَنَّ: lâm, kasem cevabının lâm-ı muvaṭṭaʾasıdır; أَكِيدَنَّ muzâri fiil, te'kîd nûnu (ağır) almış, fetha üzerine mebni, mahallen merfûdur; fâili müstetir (أنا); أَصْنَامَكُمْ mef'ûlün bih, mansûbdur.
لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِّنَ الصَّاغِرِينَ — Yûsuf 12:32 — "Andolsun, kesinlikle hapsedilecek ve küçük düşenlerden olacak." İ'râb: لَيُسْجَنَنَّ: lâm-ı muvaṭṭaʾa; يُسْجَنَنَّ meçhul muzâri, ağır te'kîd nûnuyla mebni alâ'l-feth, mahallen merfûdur; nâibü'l-fâil müstetirdir. لَيَكُونًا: يَكُونَنَّ aslında ağır nûnlu iken mushaf imlâsında farklı yazılmış; مِنَ الصَّاغِرِينَ câr-mecrûr, كَانَ'ın haberi mahallinde mansûbdur.
لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ — el-Alak 96:15 — "Andolsun, o ön saçından kesinlikle tutup sürükleyeceğiz." İ'râb: لَنَسْفَعًا: lâm-ı muvaṭṭaʾa; نَسْفَعَنْ muzâri fiil, hafif te'kîd nûnuyla mebni alâ'l-feth (vakf hâlinde elif yazılmıştır, mushaf imlâsının özelliğidir), mahallen merfûdur; fâili müstetir (نحن); بِالنَّاصِيَةِ câr-mecrûr, mef'ûl konumundadır.
Notlar
- Hafif nûnun vakf hâlinde düştüğüne ve yerine elif yazıldığına dair mushaf imlâsının klasik örneklerinden biri لَنَسْفَعًا âyetidir; bu elif telaffuzda okunmaz.
- El-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'ta te'kîd nûnunu "mebnilik sebebi" olarak ele alır ve muzârinin aslî merfûluğunu kaybetmediğini, yalnızca lâfzen mebni hâle geldiğini vurgular.
- İbn Mâlik, Elfiyye'sinde te'kîd nûnuna özel bir bâb ayırmış; ağır ve hafif nûnun kullanım şartlarını, özellikle yemin ve talebî (emir, nehiy, istifhâm) cümleleriyle olan bağını ayrıntılı biçimde açıklamıştır.