Mehmûz ve muzaaf fiil
المهموز والمضاعفMehmûz fiil (الفعل المهموز), kök harflerinden en az birinin hemze (ء) olduğu fiildir. Hemzenin kök içindeki yerine göre mehmûzü'l-fâ (ء birinci harfte: أَخَذَ، أَمَرَ), mehmûzü'l-ayn (ء ikinci harfte: سَأَلَ، رَأَى) ve mehmûzü'l-lâm (ء üçüncü harfte: قَرَأَ، بَدَأَ) olmak üzere üç alt türe ayrılır. Muzaaf fiil (الفعل المضاعف) ise ayn ile lâm harfleri aynı olan, yani ikinci ve üçüncü kök harflerinin özdeş olup idgâmla tek harfe dönüştüğü fiildir: مَدَّ، رَدَّ، حَبَّ.
Türleri ve Temel Kurallar
- Mehmûzü'l-fâ: Muzâri ve emir çekiminde baştaki hemze, vezne ve harekesine göre elif ya da vav/yâ'ya dönüşebilir; örn. أَكَلَ fiilinin emri كُلْ şeklinde hemze düşer. Bu, hemzenin telaffuz güçlüğü sebebiyle hafifletilmesidir (tahfîf).
- Mehmûzü'l-ayn: Hemze çoğunlukla olduğu gibi kalır; سَأَلَ ← يَسْأَلُ gibi. Ancak belirli kalıplarda hemze harekenin aktarılmasıyla ya da med harfine dönüşümüyle hafifletilebilir.
- Mehmûzü'l-lâm: Fiilin sonundaki hemze, kendinden önceki harfin hareketine göre ي، و، ا veya ء üzerine oturtulur; örn. قَرَأَ ← يَقْرَأُ.
- Muzaaf fiil – İdgâm kuralı: İkinci ve üçüncü kök harfleri harekeli iki özdeş ünsüzden oluştuğunda şedde ile birleştirilir: رَدَدَ → رَدَّ. Şart-cezm gibi sâkin bir ek geldiğinde ise idgâm çözülür: لَمْ يَرُدَّ ya da لَمْ يَرْدُدْ her ikisi de caizdir.
- Muzaaf fiil – İftiâl babı: افتعال kalıbında ayn ile tâ harfleri arasında idgâm oluşabilir: اهْتَمَّ، امْتَدَّ.
Kur'an'dan Örnekler
وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ — A'râf 7:172. Türkçe anlamı: "Rabbin Âdemoğullarından aldığında…" İ'râb: أَخَذَ, mehmûzü'l-fâ bir fiildir; mâzî mebni, fâili رَبُّكَ (merfu, zâhir isim). مِن بَنِي آدَمَ câr-mecrûr olup fiilin mef'ûlü konumundaki مِيثَاقَهُمْ (ilerleyen kısımda) ile anlam bütünlüğü kurar.
يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْأَهِلَّةِ — Bakara 2:189. Türkçe anlamı: "Sana hilalleri sorarlar." İ'râb: يَسْأَلُونَكَ, mehmûzü'l-ayn bir fiildir; muzâri merfû, vav cemî fâil, kâf mef'ûl bih (muttasıl zamir, mebni, mahallen mansûb). عَنِ الْأَهِلَّةِ câr-mecrûr, fiilin ikinci mef'ûlü konumundadır.
وَمَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ — Bakara 2:217. Türkçe anlamı: "Sizden kim dininden döner(se)…" İ'râb: يَرْتَدَّ, muzaaf bir fiildir (ر-د-د kökü, افتعال babı); şart cevabı sebebiyle meczûm olup son şedde idgâmı korunmuştur (müteharrik bitişik harf kuralı). مَن şart ismi mübtedâ mahallinde mebni, مِنكُمْ câr-mecrûr hal.
إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ — Âl-i İmrân 3:159. Türkçe anlamı: "Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever." İ'râb: يُحِبُّ, muzaaf fiildir (ح-ب-ب); muzâri merfû, fâili اللَّهَ (إِنَّ'nin ismi olduğundan lafzen mansûb, fâil olarak mahallen merfû). الْمُتَوَكِّلِينَ mef'ûl bih, mansûb (yâ ile).
Notlar
- Mehmûz fiilde hemzenin yazılış biçimi (elif, vav veya yâ koltuğu üzerinde ya da serbest) harekeye değil, hemzenin taşıdığı ve komşu harflerin taşıdığı harekeler arasındaki kuvvet sırasına göre belirlenir; bu konu resm-i hat (yazım) bakımından önemlidir.
- Muzaaf fiilin idgâmı çözüldüğünde (fatku'l-idgâm) ortaya çıkan ikinci harfin harekesi, çekimin gerektirdiği harekeden değil, aslî vezin şeklinden belirlenir: لَمْ يَرْدُدْ (damme, çünkü muzâri aslı يَرُدُّ).
- Klasik kaynaklarda el-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'te mehmûz ve muzaafı ef'âl-i sahîha içinde ele alır; İbn Mâlik ise Elfiyye'sinde her iki türü ayrı bablarda nazma dökmüştür.