Mef'ûlün bih
المفعول بهMef'ûlün bih (المفعول به), geçişli bir fiil tarafından doğrudan etkilenen, üzerine iş ya da eylem yönelen isimdir. Fâilin gerçekleştirdiği eylemin hedefini gösterir ve cümlede nasb alır; yani mansûb olur. Türkçede "-i/-ı, -ü/-u" ile biten nesneye karşılık gelir.
Türleri ve Temel Kuralları
- Sarih (açık) mef'ûlün bih: Doğrudan mansûb bir isimdir. Örneğin: قَرَأْتُ الْكِتَابَ — "Kitabı okudum." cümlesinde الْكِتَابَ mansûbtur.
- Müevvel (tevil yoluyla) mef'ûlün bih: أَنْ veya أَنَّ ile başlayan masdar tevili bir cümledir; takdiren mansûb sayılır. Örneğin: عَلِمْتُ أَنَّكَ مُجْتَهِدٌ — "Çalışkan olduğunu bildim."
- Konum: Mef'ûlün bih genellikle fiilden sonra gelir; ancak özellikle Kur'an üslubunda fiilden önce de gelebilir (takdim-te'hir). Bu durumda nasb alameti yine üzerinde bulunur.
- Tek geçişli fiiller bir mef'ûl alırken, أَعْطَى، ظَنَّ، عَلِمَ gibi çift geçişli fiiller iki mef'ûl alır; her ikisi de mansûbtur.
- İ'râb alâmeti: Müfred ve cemi müzekker sâlimde fetha, cemi müennes sâlimde kesra (niyâbeten), esmâ-i hamse'de elif, ikilde (müsennâ) yâ, cemi mükesser ve gayri munsarıfta fetha (tenvinsiz) gelir.
Kur'an'dan Örnekler
وَخَلَقَ اللَّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ (Nahl 16:3) — "Allah gökleri ve yeri yarattı." İ'râb: السَّمَاوَاتِ fiili خَلَقَ'ın mef'ûlün bihi olup cemi müennes sâlim olduğundan nasb alâmeti fetha yerine kesradır (niyâbeten mansûb). الْأَرْضَ ise ona matûf olup fetha ile mansûbtur.
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (Fâtiha 1:5) — "Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz." İ'râb: إِيَّاكَ her iki cümlede de mef'ûlün bih olup takdim edilmiştir (fiilden önce gelmiştir); zamir إِيَّا mansûb, كَ ise muttasıl zamir olarak ona bitişik harf-i hitaptır. Nasb alâmeti fetha'dır.
وَآتَيْنَاهُ الْإِنجِيلَ (Mâide 5:46) — "Ona İncil'i verdik." İ'râb: آتَى çift geçişli bir fiildir. Birinci mef'ûlü هُ (muttasıl zamiri, nasb mahallinde), ikinci mef'ûlü ise الْإِنجِيلَ'dir; fetha ile mansûbtur.
وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ (Hicr 15:26) — "Andolsun, insanı bir çamurdan yarattık." İ'râb: الْإِنسَانَ, خَلَقْنَا fiilinin mef'ûlün bihi olup fetha ile mansûbtur. مِن صَلْصَالٍ ise câr-mecrûr olarak fiile bağlı hâl ya da müteallik konumundadır, mef'ûlün bih değildir.
Notlar
- Mef'ûlün bih, fiilin zaman ya da mekânına değil, doğrudan fiilin etki ettiği varlık veya nesneye işaret eder; bu yönüyle mef'ûl fîh (zarf) ve mef'ûl leh (sebep mef'ûlü) ile karıştırılmamalıdır.
- Meçhul (mechûl) fiil cümlelerinde mef'ûlün bih, fâilin yerine geçerek nâibü'l-fâil adını alır ve nasb yerine ref' alır: خُلِقَ الْإِنسَانُ ضَعِيفًا (Nisâ 4:28).